Hastalık
Hastalık vücutta ortaya çıkan bir bozukluktur. Grip ve nezle en yaygın hastalıklardandır. Hastalanan insanda genellikle o hastalığın belirtileri görülür. Örneğin soğuk alan birisinin sık sık bumu akar. Bazı hastalıklara mikrop da denen bakteriler ya da virüsler yol açar. Bunlar yiyecek, su ya da havadan alınabilir. Bazı hastalıklar ise bir organın, örneğin kalbin yorulması ya da işlemez hale gelmesiyle ortaya çıkar. Hastalıklar çeşitli yollardan iyileştirilebilir. Vücut antikor denen maddeler üreterek hastalıkla savaşır. Doktorlar antibiyotik gibi ilaçlarla hastalığı tedavi edebilirler.
Helikopter
Helikopter hem ileri doğru uçabilen, hem de dikine yükselip alçalabilen bir uçuş aracıdır. Tepesindeki büyük pervaneye rotor denir. Rotor havayı yatay olarak keser. Öbür uçakların pervaneleri ise havayı dikey keser. Helikopter hızla aşağı, yukarı, ileri ve geri hareket edebilir. Havada neredeyse hiç kımıldamadan da durabilir. Helikopterlerin birden çok rotoru olabilir. Rotorlar iki, üç ya da dört kanatlıdır. Bir motor kanatları hızla döndürür. Rotor kanatlarının altından geçen hava helikopteri yukarı doğru iter, üstünden geçen hava ise yukarı doğru çeker. Böylece helikopter havada yükselir. Helikopter uçak kadar hızlı yol alamadığı için, kısa mesafeli uçuşlarda kullanılır. Kalkışı ve inişi için geniş bir pist gerekmez. Bu nedenle kentlerin içinden de yolcu alabilir. Helikopterlerden karadaki ve denizdeki kurtarma işlerinde de yararlanılır. Leonardo da Vinci daha 1483'te bir helikopter tasarımı yapmıştı. Kullanıma elverişli ilk Amerikan helikopterini 1940'ta Igor Sikorsky yaptı.
Nil Irmağı
Nil Irmağı dünyanın en uzun akarsuyudur. Afrika'nın kuzeydoğusunda yer alır. Toplam uzunluğu 6.600 kilometreden fazladır. Nil iki ana koldan oluşur. Bunlardan Beyaz Nil dünyanın üçüncü büyük gölü olan Victoria Gölü'nden çıkar. Mavi Nil ise Etiyopya'daki Tana Gölü'nden doğar. İki ırmak Sudan'ın başkenti Hartum'da birleştikten sonra kuzeye ilerleyerek Sahra'yı ve Mısır'ı aşar. Kıyıya yakın bir delta oluşturan Nil Irmağı, sularını Akdeniz'e boşaltır. Mısır'da Nil'in iki yanında çorak çöller uzanır. Tarım alanları yalnız ırmak kıyılarında bulunur. Nil Irmağı her yıl taşar ve yatağına çekilirken geride verimli topraklar bırakır. Mısır halkının çoğunluğu ırmak çevresindeki dar şeritte yaşar. Eski Mısırlılar tarım yapmalarına ve yaşamalarına olanak veren Nil'e taparlardı. Ülkeye can veren Nil'i ''Büyük Irmak'' adıyla anarlardı.
Dişler
Dişler insanların ve öteki hayvanların çene kemiklerine dizilmiş sert, kemiksi oluşumlardır. Yiyecekleri ısırmaya, parçalamaya ve çiğnemeye yararlar. Hayvanlar dişlerini kendilerini savunmak ve avlarını yakalamak için de kullanır. İnsanlarda ve memelilerin çoğunda iki takım diş gelişir. Sütdişleri denen birinci takım, insanlarda 6 yaş dolayında düşmeye başlar. Yerine 32 kalıcı dişten oluşan ikinci takım gelir. İnsanlarda kesicidiş, köpekdişi, küçük azı ve büyük azı denen dört tür diş bulunur. Diş, taç denen dış bölüm ile bir ya da birkaç kökten oluşur. Dişin içinde damarlar ve sinirler vardır.
Dünya
Dünya, Güneş sistemindeki dokuz gezegen arasında insanların yaşadığı tek gezegendir. Büyüklük bakımından beşinci sırada gelir. Neredeyse top gibi küre biçimlidir. Çapı 12.750 kilometre, toplam alanı 510 milyon kilometrekare dolayındadır. Yaklaşık yüzde 29'u karalarla, geri kalanı okyanus ve denizlerle kaplıdır. Dünya'nın iç bölümünde üç ana katman vardır. En içteki bölüme çekirdek denir. Çapı 7.000 kilometre kadar olan çekirdeğin büyük ölçüde nikel ve demirden oluştuğu sanılır. Çok yüksek sıcaklık nedeniyle bu mineraller sıvı haldedir. Ama bilim adamları çekirdeğin ortasında katı bir demir top bulunduğu kanısındadır. Çekirdeği saran, katı kayaçlardan oluşmuş katmana manto denir. Kalınlığı 3 bin kilometreye yaklaşan mantonun üstündeki yerkabuğu da katı kayaçlardan oluşur. Yerkabuğunun kalınlığı kıtaların altında 32, okyanusların altında da 5 kilometre kadardır.
Çekirgeler
Çekirgeler çok gürültücü böceklerdir. Yakın akrabaları cırcırböcekleriyle birlikte tür sayıları 10 bini aşar. Renkleri genellikle yeşil ya da kahverengimsidir. Çekirgelerin üç çift bacağı vardır. Arka bacakları sıçramaya çok elverişlidir. Bazıları bir kerede 1 metre sıçrayabilir. Çoğu arka bacaklarını kanatlarına sürterek ses çıkarır. Cırcırböcekleri ise ses çıkarmak için kanatlarını birbirine sürter. Genellikle erkeklerin çıkardığı bu sesler dişilerin dikkatini çekmeye yarar. Göçmen çekirgeler bazen büyük sürüler oluşturur ve tarım ürünlerine zarar verir.
İpek
İpek, ipekböceğinin ürettiği yumuşak, parlak bir liftir. İpekböceği bir tırtıldır ve bu lifi kendine koza örmek için üretir. İnsanlar bu liften iplik yapar ve kumaş dokurlar. İpek çok sağlamdır. Boyanınca da çok gösterişli olur. Bazen ipeğe başka lifler karıştırılarak döşemelik ve perdelik kumaşlar yapılır. İpek dokumacılığı bundan 4600 yıl önce Çin'de başladı. 16. yüzyıl ile 20. yüzyıl arasında İtalya ve Fransa'da büyük gelişme gösterdi. İpek en çok dut ipekböceğinden elde edilir. Bu böceğin dişisi 200–500 yumurta bıraktıktan sonra ölür. Yumurtalardan çıkan minik tırtıllar dut yaprağıyla beslenir. Hızla büyüyerek 20–30 günde 7–8 santimetreyi bulur. Büyümesi tamamlanınca yemeyi bırakır ve incecik ipek liften çevresine bir koza örer. İnsanlar ipek elde etmek için üretme çiftliklerinde ipekböcekçiliği yaparlar. Kozaların ipeği elle ya da makinelerle çözülerek çile haline getirilir. Bir kozadan 450 ile 900 metre arasında kesiksiz iplik çıkabilir. Bu iplikler tezgâhlarda dokunarak kumaş yapılır.
Fabl
Fabl, içinde bir ders ya da öğüt bulunan bir öyküdür. Yazar genellikle bu dersi öykünün sonunda, ''Gülme komşuna, gelir başına,'' gibi bir cümleyle özetler. Fablların kahramanları genellikle hayvanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır. Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop ve Jean de La Fontaine'dir. Ezop'un fablları MÖ 300'de derlenerek yazıya geçirilmiştir. La Fontaine 17. yüzyılda yaşamış bir Fransız yazardır. İlk fabl kitabını 1668'de yayımlamış, toplam 12 fabl kitabı yazmıştır. La Fontaine'in fablları şiir biçimindedir. La Fontaine, Ezop ve başka yazarlardan esinlenmiş, ama bu öyküleri kendine özgü bir biçimde anlatmıştır. Fabl sevilen bir öykü türüdür. Eski çağlardan günümüze değin birçok yazar bu tür öyküler yazmıştır. ABD'li James Thurber ve İngiliz George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır.
|